İnsanlık nerede hata yaptı?

 İnsanlık nerede hata yaptı?

Değerli okurlar, dünya nüfusu 2020 yılı ile birlikte 7 milyar 780 milyon kişiye ulaştı. Benim gibi 50’li yaşları telaffuz eden akranlarım sanırım katılacaktır, çocukluğumuzda 40 yaşını geçmiş insanları yaşlı olarak değerlendirirdik..

Atila TATAR

Değerli okurlar, dünya nüfusu 2020 yılı ile birlikte 7 milyar 780 milyon kişiye ulaştı. Benim gibi 50’li yaşları telaffuz eden akranlarım sanırım katılacaktır, çocukluğumuzda 40 yaşını geçmiş insanları yaşlı olarak değerlendirirdik. Şimdilerde neredeyse 70 yaşında vefat edenler için ‘erken’ değerlendirmesi yapıyoruz. Yaşam kalitemizi yükselten ömrümüzü uzatan bilim adamlarımıza saygı ve minnet duyarak, devamını diledik hepimiz.

Evet ömrümüz uzadı, örtünmek için incir yaprağı kullanan insan nesli, binlerce yıl sonrasında zekası ve bilimi ile yaşam konforunu arttırdı, hayal etmediği imkanlara kavuştu. Daha ne kadar sağlıklı ve uzun yaşarız, yaşamımız hangi teknolojik gelişmelerle daha konforlu hale gelir diye düşünürken, hiç hesap etmediğimiz bir şeyle karşılaştık. Tabiri caizse karizma çizildi, inovasyon, yapay zeka, nesnelerin interneti gibi havalı kavramlar hayatımızın tam ortasında ve buna göre şekillenmişken, hepimizin malumu CORONA VİRÜS salgını ile, bütün yatırımı VAROLUŞUMUZA değil YAŞAM KONFORUMUZA yaptığımızı anlamış olduk.

Hani halk arasında bir söz vardır; güzelliğine güvenme bir sivilce yeter, zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter. Binlerce yıllık bilgi, birikim ve teknolojiyi bir virüs bertaraf etti. Zengini, fakiri, genci, yaşlısı, hepimiz aynıyız şimdi, ne yazık ki binlerce insan vefat etti, artarak devam edecek gibi görünüyor. Ne zaman bitecek, bittikten sonra sosyal ve ekonomik olarak ne halde olacağız hiç kimse bilmiyor.

Gelelim yazı başlığına; evet, neslinin varlığı ve devamı yerine, yaşam konforuna odaklanan ve bu yönde gelişim sağlayan insan nesli, sosyal, kültürel anlamda kendini ve doğayı tüketerek hata yaptı. Kendi adıma söyleyeyim; çaresizlik ne demekmiş şimdi anladım, sanırım dünya üzerindeki milyarlarca insan aynı şeyi hissediyor. Bir şekilde öleceğiz, ama bugünlerde ‘bir namazlık saltanatımız’ dahi yok, onu anladık.

Elbette her şeye rağmen karamsar değilim, çocuklarım için böyle olmak zorundayım, bu süreçten insanlık ve bilim adamları üzerine düşen dersleri çıkaracak diye düşünüyorum.     Kontrolsüz çoğalma, dünyanın sınırlı kaynaklarından yararlanma ve doğayı koruma konularında bütüncül yaklaşımlarla birlikte hareket etmek zorundayız.

Kalın sağlıcakla…

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?