Sami Altınkaya

Borçlu yaşamak mı?
yazar anasayfası
Sami Altınkaya samialtinkaya@hotmail.com
Borçlu yaşamak mı?

Güç kavramı kim ne derse desin ekonomik güçle doğru orantılıdır. Ekonomisi güçlü olan ülkeler dış politikada da güçlüdür. Bu güç o ülke insanının pasaportuna kadar etki eder. Dünya’da ülke kadar o ülkede yaşayan vatandaşlara da bu durum doğrudan yansır. Güçlü ülkeler itibar görür. O zaman istediğiniz ülkeye rahatça gidebilirsiniz. Ama borçlu ve ekonomisi kötü durumda olan bir ülkenin vatandaşıysanız, vize alırken ve pasaport kontrolünde size bin bir zorluk çıkarırlar.

Bir aile düşünün. Sürekli borçlanıyor ve ay sonunu zor getiriyor. Aile olarak pek çok şeyi yapamaz, istediğiniz gibi yaşayamazsınız. Kendinizi sınırlandırılmış gibi hissedersiniz. Yani özgür olamazsınız. Her zaman size borç veren kişilerin nefesini ensenizde hissedersiniz. Bu durum da sizi mutsuz eder. Bundan çıkmanın tek yolu ise kendi yeteneklerinizi keşfedip, para edecek fikirleri hayata geçirmekten geçer. Kötü gidişatın en büyük sebeplerinden biri de gelirine göre harcama yapmamaktır.

Bir ülke için de durum aynıdır. Merkez bankanızın kasasındaki nakit para ülke ekonomisinin gücünün göstergesidir. Çok mal ve mülk kriz zamanlarında işe yaramaz. Değerinin çok altında fiyatlandırıldığı için malı satmak bitişin başlangıcıdır. Ülkeler üretip para kazanır üstüne bir de harcamalarını doğru yönetip tasarruf yaparsa Merkez bankasının kasası parayla dolar. Uluslararası arenada sizin dik durmanızı sağlar.

Şirketlerin ekonomileri ve nakit durumu da aynen bir aile ve ülke ekonomisi gibidir. Borcu az ve ağırlıklı olarak öz sermayeyle büyüyen şirketler her zaman ayakta kalır. Borçla iş yaparak üreten şirketler ise borç bulamadıklarında üretim de yapamaz hale gelir.

Yani ülke ekonomisinin gücü; ailenin, şirketlerin ve merkez bankasının kasasındaki nakit parayla doğru orantılıdır. Bunların üçünün ekonomisi iyi ise ülkenin sırtı yere gelmez.

Ekonomisi güçlü olan ülkelerde yaşayan aileler de şirketler de güçlüdür. Örneğin ABD 18 trilyon dolarlık ekonomik gücü ile Dünya’nın en büyük ekonomisine ve gücüne sahiptir. Amerikan şirketi olan Apple’ın kasasında 225,4 milyar dolar. Microsoft’un kasasında 131,6 milyar dolar. Google’ın kasasında 113,5 milyar dolar. Facebook’un kasasında 45,2 milyar dolar. Amazon’un kasasında 37 milyar dolar nakit para var. Amerikan vatandaşları yüksek geliri ile Dünya üzerinde rahatça dolaşırken bu gücü arkasında hissediyor.

Kişi başına düşen milli geliri 8 bin dolar seviyesinde olan Türkiye’nin merkez bankasının kasasında ise swap ve altın dahil net rezerv 28,6 milyar dolardır. Türkiye’deki bankaların mevduatlarına karşılık merkez bankasında tuttuğu garanti para ise Dünya’nın hiçbir ülkesinde devletin el süremeyeceği paradır. Nakit rezervde gösterilmez ve asla kullanılamaz.  Altın olarak bulunan kıymetin düşülmesi halinde ise Merkez Bankasının kasasındaki nakit para tutarı daha da düşüktür.

Ne yapıp edip, önce siyasi istikrar sağlanır ve ülke seçim ikliminden kurtulursa o zaman ekonomik tedbirler işe yarar. Dünya’ya verilecek güven ve itibar yeniden yatırımları ve ihracatı artırır. Ülkeye döviz girişi ile beraber Merkez bankasının kasası da dövizle dolar. Bu artış ülkedeki şirketlerde ve ailelerde kısa bir süre sonra etkisini olumlu yönde gösterir. Sonuç ülke rahat bir nefes alır ve geleceğe umutla bakar.

Tarih : 16 Haziran 2019 Pazar 13:59:44
borç,ekonomi,dış politika
Bunlarada Bakmak İstermisiniz ?
Yorumlar
bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır.

Takip'te Kalın Güncel Haberler İçin Abone Olun

Bültenimize Abone Olarak Güncel Haber ve Yeniliklerden Haberdar Olabilirsiniz.