Suriye'de ilk günkü öneri, son çözüm olunca

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Suriye'de ilk günkü öneri, son çözüm olunca

Murat TAŞKIN

Tek çare; başta Türkiye olmak üzere Suriye’de yer bulan tüm ülkelerin bu ülkede askeri tedbirlerle çözüm olamayacağını öncelikle bilmeleri gerekir.

İhtilafın da yalnızca Suriyelilerin öncülüğünde ve ev sahipliğinde (Esad da evin reisidir) çözülebileceğini anlamaları lazımdır.

Dahası Birleşmiş Milletler’in tarafsız bir çabaları ile Güvenlik Konseyi’nin kararlarıyla uyumlu siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğini artık herkesin kabul etmesi lazımdır.

*

Suriye de kanın durması, savaşın sona ermesi için bu reçete en başından beri hiç ama hiç kullanılmadı. Hatta bu reçeteyi önerenler, “geri zekalı”, ısrar edenler “insanlık düşmanı” ilan edildiler. Boğazlarına; “Korkaklar” yaftası bile yapıştırıldı. Yerden yere vuruldular. Esad yanlılığı, Türkiye karşıtlığı ile damgalandılar.

Öyle olmadı mı?

Aynen!

İyi de, son olarak Soçi’de imzalanan ek protokolde yukarıda ilk paragrafta yer alan maddeler konulmadı mı?

O zaman; “herkesin kabul etmesi lazım” denilen şartların altına imza koyan Türkiye herkesten sayılmıyor mu ki, kimse dün ile bugünün kritiğini, değerlendirmesini yapmıyor!

*

Kıssadan hisse…

İnsana dost eksiklerini söyleyen, hatalarını yüzüne ifade eden ve yanlışını düzeltmesi için uyarandır.

Buna halk arasında dostlar, yönetenler için ise danışmanlar yapar.

Yani benim dostum isen eksiğimi görür söylersin. Danışmanım isen neyi nasıl yapacağımı ifade edersin.

Edersin etmesine de, bir var gerçek manada yönetenin başvuruda bulunduğu yani danıştığı… Bir de danışmanın yöneticiye akıl sorduğu şekil… Yani uyarmaktan korkup, uyarı almak!

Bu nasıl bir iştir?

Kıssadan hisse hesabıyla işte böyle bir iştir:

*

Tazmanya iktidarının en acımasız yıllarında, her gün düzenlenen toplantıların kral konuşma yapmak üzere kürsüye çıkar. Ama fermuarını açık unutmuştur. Salondakiler birbirlerini dirsekleri ile dürterek açık fermuarı göstermektedirler.

-Kralın fermuarı açık söylesene!

-Evet uyarmalı, sen söylesene!

-Yok sen söylesene!

Kimse cesaret edip krala fermuarının açık olduğunu söyleyemez. Bu arada kralda konuşmasına başlamıştır

O sırada kralı uyarmak isteyenler, dinleyici sıralarının arasında dolaşmakta olan bir genci yakalayıp; “Delikanlı git kürsüye, krala ‘fermuarınız açık kalmış de” derler.

“Tabii söylerim” diyen delikanlı kürsüye gider ve krala “fermuarınız açılmış” der.

Kral bozulur, fermuarını kapatır ve sonra delikanlıya dönerek; “Söyle bakalım senin adın ne?” diye sorar.

Delikanlı; “GERÇEK” der.

 

 

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?