Kapat

Fırsatçılık girişimcilik değildir!

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Fırsatçılık girişimcilik değildir!

Zafer ÇAMALTI

Dünyayı kasıp kavuran Koronavirüsü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanları tedirgin etti, artık tedirginlik panik seviyelerinde. Virüse yakalananların sayısı her geçen gün artarken ölüm vakaları da art arda ilan ediliyor…

Basit bir soğuk algınlığı, ardından grip şeklinde seyreden hastalığın henüz bilinen bir tedavisi de yok! Bağışıklık sisteminiz zayıfsa, bazı rahatsızlıklarınız varsa ve riskli yaş gruplarındansanız mutlak son kaçınılmaz. Korunmanın ve hastalığa yakalanmamanın tek çaresi ise temizlik ve izole olmak. Yani diğer insanlarla mümkün olduğunca temasta bulunmamak.

Çin’in Wuhan şehrinde başlayan ve uluslararası dolaşımlar sayesinde dünyanın neredeyse her köşesine taşınan virüs, Türkiye hariç dünyanın gelişmiş ülkelerinde pek ciddiye alınmadı ve önlemlerde geç kalındı. Şimdi tüm dünya bu hastalıktan kurtulmak için müthiş bir mücadele veriyor ve önlem paketleriyle kapılarını dış dünyaya kapılarını kapatıyor. İnşallah önlemler işe yarar ve başta ülkemiz olmak üzere tüm dünya bu ölümcül hastalığın pençesinden en kısa zamanda en az zararla/ölümle kurtulur.

Küresel ölçekteki bu salgının, sağlıktan sonra sebep olacağı en büyük krizin ekonomik alanda olması ise kaçınılmazdır. İşte başta ülkemiz olmak üzere tüm dünya korunma tedbirlerinden sonra, ilk sırada ekonomik tedbirleri gündemine alıyor. Dünya sağlık örgütünün Pandemi (Küresel salgın) ilan etmesi durumun vahametini bir kez daha ortaya koyuyor. En azından önümüzdeki birkaç ay tüm dünyada devam edecek olan bu izolasyon/karantina durumu üretim başta olmak üzere tüm ekonomiyi etkileyecektir. Devletlerin ciddi anlamda açıkladıkları ekonomik tedbir paketleri, salgın bittiğinde insanlığın en az zararla hayatlarına devam edebilmeleri için alınmış önemli ve doğru kararlardır.

Ancak, tüm insanlığı tehdit eden ve yaşananları fırsata çevirmek isteyenlerde her zaman olduğu gibi yine görev başında. Küresel anlamda üretilen birçok komplo teorisi, hastalık/salgın ekonomisi başta büyük ilaç firmalarının büyük kazançlarını gündeme getirirken ve tartışmaya açarken, gerçek hayatta ve daha küçük ölçekte girişimcileri de çoktan harekete geçirdi bile. Örneğin, ülkemizde geleneksel kişisel hijyenin en temel unsurlarından olan ve küçümsenen 80 derece kolonya tüketimi hızla artınca fırsatçılarda boş durmadı. 10 liralık kolonyaların fahiş fiyatlarla 100-150 liralara kadar ve yok satıldığı haberleri medyada yer almaya başladı. 50 kuruşluk maskeler 50 liradan satılmaya başladı. Bu durumu gören bazı sözüm ona girişimcilerde daha kötü günlerin geleceğini öngörerek stokçuluk yapmaya ve fahiş fiyatlarla satış yapacakları günleri beklemeye başladılar bile. Bunun adına da masumane girişimcilik diyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışıyorlar. Yine milletin panik durumundan istifade edilerek bazı gıda ürünlerinde fahiş fiyat artışları söz konusu. Üretimde ve tedarikte bir sıkıntı olmamasına rağmen kişisel stokçuluk yönelimleri de bunu desteklemektedir. Ancak durumu fırsata çevirerek haksız ve orantısız kazanç elde etme yöntemleri olarak karşımıza çıkan bu durum asla girişimcilik değil düpedüz fırsatçılık/alçaklıktır. Bunu yapan ve alınan tüm önlemlere rağmen devam ettirenlerse tam manasıyla insanlıktan nasibini almamış mahluklar, vatan hainleridirler. Oluşan olağanüstü durum sona erdiğinde bu fırsat girişimcileri de elbette unutulmayacaktır.

Bu günlerde geçecek ve insanlık her zaman olduğu gibi yoluna devam edecektir. Yapılması gereken durumu fırsata çevirmek değil, alınan tedbir ve önlemlere uymak ve herkesin en temel hakkı olan hayat hakkına saygı duymaktır. Unutulmamalıdır ki; fırsata dönüştürmek istediğiniz durum herkes için geçerlidir ve size de gelebilir. İşte o zaman haksız kazandığınız para da sizi kurtaramaz…

Son cümle; tehlike geçene kadar #EvindeKalTürkiye

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?